February 2011
36 posts
internetcim, dün gece yolda birinin cüzdanını bulduk. ayıptır söylemesi 12 adet kredi kartı vardı içinde, bilimum kartvizit, bir adet çiçekçi kartı, ehliyet, nüfus kağıdı…
üç koldan bankaları aramaya başladık, kart sahibine ulaşın bi zahmet falan da filan. soruyoruz telefonu var mı sizde? ‘ay yalnız onu söyleyemeyiz’ yau arkadaşım telefonunu ver demiyoruz ki sana, kaldı ki...
o kadar çok şey yazıp sildim ki, murat görse kızardı.
murat, hayatımda tanıdığım en mükemmel öğretmendi.
günlerdir bir şey yazmak istiyorum. günlerdir hiçbir şey yazmak istiyorum. günlerdir bir şey yazmak istemiyorum.
murat, hep yazılsın, hep üretilsin isterdi.
murat olmasa ben belki hayatta hiçbir kelime yazmamış olurdum.
iyi ki murat vardı.
hakikaten bu sayfaya bir daha bir şey yazmak için...
internetcim merhaba,
bugün bayrak yarışı gibi bir gündü. 4 ayrı görüşme, 1 röportaj, 1 defile ve saymak istemediğim kadar vasıtaya inip binmişken, bir ara mahallenin elektriklerinin kesilmesinin yarattığı kalp çarpıntısı ve sonra eve döndüğümde geri gelmiş olmasının yarattığı sevinç (alışmış kudurmuştan beterdir mi, allah kimseyi açlıkla ıslah etmesin mi artık hangi atasözünü beğenirsen...
January 2011
49 posts