August 2010
52 posts
emaillerle ilgili kafama takılan, daha doğrusu garibime giden bazı şeyler var. bu aralar iş güç gereği yüzyüze tanışmadığım çeşitli insanlara çeşitli emailler yazmam gerekti. hal böyle olunca, daha önce ara sıra düşündüğüm ama üstünde durmama fazla gerek olmayan bazı şey/durum/konular aklıma takıldı. şöyle sıralayayım:
bir kere yazdığınız kişinin yaşını başını bilmeyerek haybeye isim yanına...
jeffrey eugenides ‘virgin suicides’ını okuduktan sonra sofia coppola’nın filmini seyrettiğimden beri hala kadına bir türlü ısınamıyorum. kitaptan filme uyarlanan hiçbir filme de bayıldığımı söyleyemiyorum zaten ama…
bu sofia’nın teyzesi gia coppola’dan. klip mi şarkı mı hangisine ısındığımı bilemiyorum ama sabah güzel geldi.
ha bir tek stanley kubrick’in...
bir seçim sunulduğunda ‘ay yok ben seçmiycem, bana bu sorunun sorulmasına, bu seçimi yapmam istenmesine karşıyım’ demek anarşistlik / akıllılık / haysiyet ve/veya benzeri bir vasıf addetmez insana.
evet mi - hayır mı diye soruluyorsa bir seçiminiz elbet vardır. yapıverin seçiminizi. size verilen hakkı kullanın. şu anda veriliyor olması, her zaman verileceği anlamına gelmez...
denizaltına soundtrack:
Deep Blue Day - Brian Eno San Tropez - Pink Floyd E.V.A. - Jean Jacques Perrey So Long to the Captain - The Sea and Cake “…Sudden Stars” - Stereolab The Owls Go - Architecture in Helsinki Universal Traveler - Air I Am The Walrus - The Beatles Sunny Afternoon - The Kinks The Explorer - Siddhartha Airborne...
kombinin bozulduğunu, bozulduktan 3 gün sonra farkedip
servisi, durumu farkettikten 2 gün sonra aramak.
servisin kombiyi ancak 2 günde tamir edebilmesi
ve tamir başarıyla sonuçlandığında, aslında sıcak suyu özlememiş olduğumu farketmem.
garip ama güzel. hatta, füze.
yaşasın soğuk su, yaşasın yaz ayları.
london after the apocalypse
the eco-commune by richard hardy
bir ‘inception’ muhabbetidir gidiyor. herkes seretti, herkesin bi yorumu var. hadi yorumu olmasa bile mutlaka söyleyecek birkaç çift lafı var.
bana, daha önce ‘braveheart’, ‘titanic’ ve ‘matrix’te de olduğu gibi ‘seretmicem ya’ geldi. hayır snobluktan, koy yan cebimecilikten ya da ‘aa ben ancak antin kuntin sanat filmi seyreder...